Metallica’nın 2003 tarihli tartışmalı albümü “St. Anger”, yıllardır müzik dünyasının en kutuplaştırıcı konularından biri olmaya devam ediyor. Albümün ham prodüksiyonu, gitar sololarının olmaması ve alışılmadık sound’u pek çok hayran tarafından eleştirilirken, Fin çello rock grubu Apocalyptica‘nın üyesi Eicca Toppinen albüme tam destek verdi.
Pipeman Radio‘ya konuşan Toppinen, “St. Anger” ile ilk tanışmasını şöyle anlattı:
“Albüm çıkmadan önce şarkıları tanıma şansım oldu çünkü Metallica ile bazı şeyler yapıyorduk. ‘Frantic’ ve ‘St. Anger’ şarkılarını canlı olarak birçok kez duydum ve ‘Bu şarkılar harika’ diye düşündüm. Albüme yaklaşmak zordu ama üç yıl önce ‘Apocalyptica Plays Metallica, Vol. 2’ üzerinde çalışırken ‘St. Anger’ albümünde kaydetmemiz gereken bir şeyler olduğunu bildiğim için çok dinledim. Sese alıştıktan sonra ‘Bu harika bir şey’ dedim. Bu kadar öfkeli, bu kadar tutkulu, bu kadar dürüst ve gerçek bir albüm.”*
Toppinen, günümüzün “aşırı cilalı ve hijyenik” ses anlayışına da dikkat çekerek şu yorumda bulundu:
“‘St. Anger’ın prodüksiyonu şu anda inanılmaz ferahlatıcı geliyor. Kim dinliyorsa, ‘St. Anger’ı alıp bir dinlesin. Bu harika bir albüm.”
Apocalyptica’lı müzisyen, albümün ilk çıktığında anlaşılmamasına şaşırmadığını da belirtti:
“İnsanların ‘St. Anger’ ile zorluk yaşamasını anlıyorum çünkü ses yaklaşılabilir değildi. Tıpkı black metal gibi: Kulağa hoş gelmesi amaçlanmamıştır. Orijinal Norveç black metal’i, işleri olabildiğince kötü kaydederek dürüst, ham ve vahşi hale getirmekle ilgilidir. ‘St. Anger’da da bu var. Bu samimi bir öfke dilimi. İnsanlar güzel ve pürüzsüz bir şey bekliyordu ama Metallica bir metal grubu.”*
Toppinen, Metallica’nın öngörülemezliğini ve kendi kalbini takip etme cesaretini takdir ettiğini sözlerine ekledi:
“Metallica’yı her zaman bu kadar takdir ettiğim şey, adamların kendilerine karşı her zaman dürüst olmalarıdır. Tarzlarını, yönlerini değiştirdiler çünkü kendileri için bunu yapmak zorunda hissettiler. Hayranların onları takip etmeme riskini göze alarak… Tutkuyu canlı tutmanın tek yolu kalbinin sesini takip etmektir.”
Hatırlanacağı üzere Rolling Stone dergisi, “St. Anger”ı “Parlak Sanatçılar Tarafından Yapılmış 50 Gerçekten Berbat Albüm” listesine dahil etmiş ve Lars Ulrich’in trampet sesi için “albüm boyunca teneke bir kutuya vuruyormuş gibi” yorumunda bulunmuştu. Ulrich ise geçmişte yaptığı açıklamada albümle ilgili “Tek bir pişmanlığım yok. Bunu başardığımız için gururluyum” demişti.
Metalhead designer & photographer
www.guvenceylan.net