DOROTHY MARTIN RÖPORTAJ’I

Kapak / Müzik / Rock / Röportaj | 0 Yorum

Bazı sanatçılar şarkı yazar. Bazıları ise yaşadıklarını müziğe dönüştürür. Dorothy Martin’in hikâyesi ikinci gruba daha yakın. Yıllar boyunca yayınladığı şarkılarla yalnızca güçlü vokalini ve sahne enerjisini değil, aynı zamanda kendi iç savaşlarını, inancını, kırılganlıklarını ve yeniden ayağa kalkma mücadelesini de dinleyicileriyle paylaştı.

Dorothy’nin müziğinde çoğu zaman ışık ve karanlık yan yana duruyor. Bir yanda hayatta kalma arzusu, diğer yanda insan olmanın getirdiği yaralar ve şüpheler. Belki de bu yüzden şarkıları yalnızca dinlenmiyor; hissediliyor.

Kapak Magazin olarak Dorothy ile gerçekleştirdiğimiz bu özel röportajda müziğin iyileştirici gücünden kusurların güzelliğine, sahnedeki karakter ile gerçek benlik arasındaki çizgiden “A Beautiful Life” şarkısının ardındaki duygulara kadar birçok farklı konu hakkında konuştuk. Samimi ve içten cevaplarıyla Dorothy, müziğinin ardındaki insanı bir kez daha gözler önüne seriyor.

Enes:Müziğiniz bazen bir performanstan çok, gerçek zamanlı yaşanan duygusal bir fırtınadan sağ çıkmaya çalışan bir insan gibi hissettiriyor. Kendi şarkılarınızı tekrar dinlediğinizde, sizi fazla ortaya çıkardığı için rahatsız eden bir an oldu mu?

Dorothy:Aslında bununla oldukça barışığım. Bu bana, yaşadığım duygusal fırtınaların boşuna olmadığını hatırlatıyor. İşin aydınlık tarafı ise, sözleri duyan bir başkasının bundan güç alabilecek olması. Belki de kendisini biraz daha az yalnız hisseder.

Enes:Günümüzde birçok modern rock grubu kusursuz görünmeye çalışıyor. Ancak Dorothy, güzel bir şekilde kusurlu ve insani hissettiriyor. Sizce kusurlar ve duygusal çatlaklar kaybolmaya başlayan bir sanat mı?

Dorothy:Bence genel olarak dünya kusursuz bir sesin ve kusursuz bir imajın peşinden koşuyor. “Ben de zaman zaman buna kapıldım. Ancak kusurlar bizi insan yapan şeylerdir. Kırılgan olmakta zorlandığım zamanlar oluyor ve müzik bana bunun için bir ifade alanı sunuyor. Hayatın tüm renklerini ve duygularını işlememe yardımcı oluyor. Eğer birbirimizi o duygusal çatlaklarımızdan içeri davet etmezsek, gerçek bir bağ kurma fırsatını kaçırmış oluruz.

Enes: Bazı şarkılarınız ruhsal olarak çatışmalı hissettiriyor; sanki ışık ve karanlık arasında kalmış gibi. Sizce rock müziğin hâlâ duygusal veya ruhsal bir iyileştirme gücü var mı?

Dorothy:Benim için, bir söz yazarı olarak kesinlikle böyle oldu. Umarım dinleyiciler de bu müzikten bir miktar şifa bulabiliyordur. Bence niyet samimi olduğu sürece her tür müzik bu amaca hizmet edebilir.

Enes:. Şöhret bazen sanatçıları gerçek insanlardan çok bir karaktere dönüştürebiliyor. Sahnedeki “Dorothy” imajıyla kendi gerçek benliğiniz arasında kopukluk hissettiğiniz oldu mu?

Dorothy:Birçok insan gibi ben de zaman zaman kendimden şüphe duydum ve bulunduğum yeri gerçekten hak edip etmediğimi sorguladım. Ancak Tanrı’nın beni belirli bir amaç doğrultusunda tam olmam gereken yere koyduğuna inanıyorum. Zor anlarda inancımdan güç alıyorum. Kendimle olumlu konuşmak da bu süreçte bana yardımcı oluyor.

Enes:Birçok sanatçı sessizlikten korkar çünkü sessizlik insanı kendisiyle yüzleştirir. Siz kendinizi daha çok kaosun içinde mi yoksa tamamen yalnızlıkta mı yaratıcı hissediyorsunuz?

Dorothy:İlham ne zaman gelmek isterse o zaman geliyor. Bunun üzerinde hiçbir kontrolüm yok. En beklenmedik anlarda ve en farklı koşullarda ortaya çıkabiliyor. Sanatçı olmanın en eğlenceli yanı da bu; her zaman bir sürpriz olması.

Enes:Bazı dinleyiciler müziğinizde güç duyarken, bazıları ise altında duygusal yorgunluk ve yaralar hissediyor. Sizce hangisi gerçek size daha yakın?

Dorothy:Dürüst olmak gerekirse ikisi de.

Enes:“A Beautiful Life” şarkısında sürekli tekrar eden bir “neden” hissi var. Bir insan neden kalır, neden sever ya da neden kırılmış başka bir insanı kurtarmaya çalışır? Sizce insanlara en büyük gücü sonunda ne verir: sevgi, hayatta kalma içgüdüsü yoksa affetmek mi?

Dorothy:Bence hem sevgi hem de affetmek.

Enes:“You are more than enough, do not change” sözü çok güçlü çünkü birçok insan içten içe sevilmeye layık olmadığını hissediyor. Bu söz belirli biri için mi yazıldı, yoksa aslında sizin de duymaya ihtiyaç duyduğunuz bir cümle miydi?

Dorothy:Bu söz şarkıyı yazdığımız sırada bir anda ortaya çıktı. Sanki eksik olan son yapboz parçası yerine oturmuş gibiydi. Benim buna ihtiyacım vardı ve eminim başka birilerinin de buna ihtiyacı vardır.

Enes:Son olarak, Türkiye’deki rock ve metal dinleyicileri müzikle inanılmaz güçlü ve duygusal bir bağ kuruyor. Türkiye’deki hayranlarınıza ve burada rock kültürünü yaşatmaya devam eden insanlara özel bir mesajınız var mı?

Dorothy:Türkiye’ye daha önce hiç gelmedim ama görmek istediğim yerler listesinin üst sıralarında bulunuyor. Bu güzel ülkeyi ziyaret etmeyi ve insanlarıyla tanışmayı sabırsızlıkla bekliyorum. Bana içimi açma fırsatı verdiğiniz için ve rock’n roll’u sahiplenip yaşatmaya devam ettiğiniz için çok teşekkür ederim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir